
Haber- Yorum
Necati Bahçeci yazdı
Bugün bir iş için Konak Meydanı’ndaydım. Ama işin kendisini unuttum çünkü valilik önündeki hareketlilik dikkatimi çekti. “Yoksa yine bir protesto mu, yoksa bu sefer barış çelengi mi?” diye düşünürken gördüm ki… Bir ağaç dikiliyor!
Evet, yanlış duymadınız. Bir ağaç.
Ama öyle “Gel dikelim gitsin” tarzı değil bu. Bildiğiniz devlet töreni gibi. Büyükşehir’in kurmayları tam kadro sahada. Kimler yoktu ki? Başkan Vekili, genel sekreter yardımcıları, meclis üyeleri, daire başkanları… Eksik olan tek şey mehter takımıydı. Bir de belki halk.
Ağaç, Ödemiş’ten getirtilmiş. Özel saksı içinde. VIP servisle. Uçakla gelse şaşırmazdım. Hatta köküne business class etiketi bile takılmış olabilir. “Sizi Konak’a aldık, lütfen emniyet kemerinizi toprakla bağlayın.”
Ağaç öylece dururken etrafında kürekle toprak atan, sıralı dizilmiş belediye çalışanları vardı. Tören, ağacı değil de onu izleyenleri köklüyor gibiydi. Ve evet, ağaç da yalnız değildi. Ona da nazar boncuğu takılmıştı. Dilerim başka törenler kıskanmaz.
Yanımda oturan bir İzmirli vatandaş da durumu gayet güzel özetledi:
“Şanslı ağaç vallahi… Her ağaca böyle tören nasip olmaz. Başkan bile kürekle toprak atıyor. Demek ki İzmir’in sorunları çözülmüş.”
Evet sevgili okur, İzmir’in tüm sorunları çözülmüş. Ulaşım şahane, trafik akıyor, körfezde balıklar dans ediyor. Çöp yok, sinek yok. Sokaklar sabunla yıkanmış. Ve biz de son eksiğimizi tamamlıyoruz: Konak’a bir çınar!
İzmir’in göbeğinde bir ağaca gösterilen bu teveccüh elbette ki takdire şayan. Ama bir yandan da insan düşünüyor: Keşke her sorun böyle bir ağaçla çözülse. Mesela Alsancak’ta otopark yok mu? Dikelim bir ceviz ağacı, herkes gölgesinde rahatlasın.
Her şey bir yana, doğa sevgisi güzeldir. Ağaç dikmek, hele ki çınar gibi simgesel bir ağacı yaşatmak önemli bir iştir. Ama bu kadar tören, bu kadar kürek, bu kadar boncuk biraz fazla değil mi? Mütevazı bir “Dik gitsin” ruhunu özlemişiz galiba.
Sonuç olarak: Yeni çınarımıza hoş geldin diyor, köklerinin derin, gölgesinin serin olmasını diliyoruz. Şayet bir gün İzmir’de yine işler yolunda gitmezse, dönüp bu ağaca soracağız:
“Senin dikildiğin gün İzmir çok sakindi, ne oldu da böyle gürültü çıktı?”
