
Yasa, ÇED ve izin süreçlerinde sadeleşme getiriyor
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilerek 24 Temmuz 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7554 sayılı yasa, temiz enerji yatırımlarına yönelik bazı idari süreçlerde değişiklikler içeriyor. Yasa ile maden ve çevre mevzuatında yapılan düzenlemelerin, yenilenebilir enerji yatırımlarına doğrudan etki etmesi bekleniyor.
Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı, yasanın özellikle Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci ve diğer izin aşamalarındaki değişiklikler açısından sektörde önemli bir beklentiyi karşıladığını söyledi.
Kalaycı, ÇED raporunun artık yatırımın ön şartı olmaktan çıkarıldığını, bunun yerine ÇED dışındaki diğer izin süreçlerinin eşzamanlı olarak başlatılabileceğini ifade etti. Bu düzenlemenin, yatırım süreçlerinin hızlanmasına ve özellikle yabancı yatırımcılar için daha cazip bir ortam oluşmasına katkı sağlayabileceğini belirtti.
Yatırımcıların artık ÇED süreci devam ederken imar planı, ruhsat alımı gibi diğer idari süreçlere başvurabileceğini vurgulayan Kalaycı, bu durumun süreçleri paralel ilerletme imkânı sunduğunu söyledi.
Kalaycı, ÇED izni alınmadan sahada faaliyete geçilemeyeceğini, dolayısıyla bu değişikliğin kamuya herhangi bir mali kayıp yaratmayacağını savundu. Yeni yasal düzenlemenin beklemede olan projelerin daha kısa sürede hayata geçmesini sağlayabileceğini belirtti.
Türkiye’nin 2035 yılına kadar güneş ve rüzgâr enerjisi alanında toplam 120 bin Megavat (MW) kurulu güce ulaşma hedefi bulunuyor. Kalaycı, bu hedefe ulaşmak için her yıl ortalama 3 bin MW rüzgâr ve 5 bin 500 MW güneş enerjisi yatırımına ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Yeni yasanın ardından ilgili ikincil mevzuatların da hızla yayımlanmasının beklendiğini söyledi.
Elektrik piyasasındaki tavan fiyat uygulaması ile dağıtım ve iletim bedellerinde sık yaşanan değişikliklerin satış fiyatlarını etkilediğini dile getiren Kalaycı, bu konudaki düzenlemelerin de yatırım ortamını doğrudan etkileyebileceğini kaydetti.
Yasanın 15’inci maddesiyle, orman vasıflı taşınmazlarda rüzgâr ve güneş enerjisi santrallerinin kurulmasına yönelik izin süreçlerinin de sadeleştirildiği belirtildi. Kalaycı, bu tür yatırımların doğaya zarar vermeden, mevcut mevzuata uygun şekilde yapılmasının önemine dikkat çekti.