Bugünkü çatışmalar Gazze, Ukrayna ve diğer yerlerde devam ediyor.
Binlerce günahsız sivil, çocuk, kadın demeden kanı akıtılıyor. Vicdansızca bombalar yağdırıyorlar. Gece gündüz TV’lerde yorumcular tartışıyorlar. Bu çatışmalar Dünya’nın sonunu getirecek, topyekün bir savaşa dönüşür mü?
Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının ana sebebi, ekonomik kazanımlar ile dünya düzenindeki zengin ve hakim konumlarını devam ettirmek isteyen muhterislerin yüzünden çıkarılmıştır.
Peki bugün durum farklı mı? Kesinlikle aynı sebepler. Belki, birazda sapık fikirli teokratiklerin rüyalarını gerçekleştirmek için dini alet etmeleri de olabilir. Bu düşüncede olanlar zaten geniş kitleleri arkalarına alabilmek için buna mecburlar. Aslında bir başka şekilde de ifade edebiliriz. “Tarih tekerrürden ibarettir.” Deyişi yine haklı gibi.
Yüzyıl önce ilk cihan savaşı günleri yapılanların benzeri belki bazı aktörler yer değiştirerek aynen yaşatılmak isteniyor. Sınırlar ilkönce Ortadoğu’da yeniden çizilmek isteniyor. Bu işte baş aktörler, İngiltere, ABD ve İsrail. AB ülkeleri ve NATO ise yandaş olarak sebeplenme peşinde destek veriyorlar. Diğerleri ise Rusya ve Çin. Onların beklentisi ise, -bana bir büyük pasta dilimi çıkar mı?- peşindeler. Yaptıkları olaylarda, yangını söndürücü, akan Kanı durdurucu bir düşünceleri yok. Kötü niyetleri Emperyal devletlerin niyeti, bir kaç ülkede çıkardıkları çatışmalar ile vekil devletler sayesinde asıl hedeflerine ulaşmak. Yukarıda saydığım ana aktörler Rusya ve Çin . Hatta Kuzey Kore. Onlara karşı savaşmak falan değil. Dağıtılacak Pastadan pay alabilmek.
Gelelim ülkemize. Bizim bu kargaşada yem olmamamız hatta biraz da hak ettiğimizi alabilmemiz için daha da güçlü olarak ve yurt içinde de birlik olarak dik durmamız gerek. En önemlisi ve üzücü olanı, dünyadaki bu emperyalistlerin oyununu hala ciddiye almayan yurttaşlarımızın olduğu gerçeği de var. Yüzyıl önce de vardı. Hatta ülkemizi terk edip giden levantenlerle bazı beyaz Türklerde o günlerde Kurtuluş savaşı öncesindeki yıllarda da vardı. Bugünde ayni düşüncede olanları duyuyoruz. Dağıtılan pastada malzeme olup yenilmek için değil, büyük dilimden pay alabilmek için. Savaş çıkmasın ama çıktıktan sonrada, ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ deyip oturmak bir işe yaramaz.
Savaş’ı istemeyen gücünü artırır, yurt içinde hep birlikte bir arada bir tek yumruk olur. Bakmayın siz çatlak seslere, yüzyıl öncede bunların benzerleri varmış. Çıkardıkları boş teneke sesi. Çok baş ağrıtsa da..
Eski Türkiye yok… Yüzyıl evvelki gibi onların seslerini duymayıp çoğunluk millet olarak, İnanıyoruz ki, ATATÜRK’ÜN BİZLERE EMANETİ, ANAVATANIMIZ ANADOLU VE CUMHURİYETİMİZİ, İLELEBED YAŞATMAK İÇİN, TÜRKÜN GÜCÜ İLE BİRLİĞİ TAM OLACAKTIR.
NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE…