DOLAR
43,8454
EURO
51,5946
ALTIN
7.114,81
BIST
13.842,47
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Çok Bulutlu
18°C
İzmir
18°C
Çok Bulutlu
Cumartesi Hafif Yağmurlu
14°C
Pazar Az Bulutlu
14°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
14°C
Salı Az Bulutlu
17°C

Prof. Dr. Zeynep Mercangöz, Kuşadası Kadıkalesi-Anaia kazılarının çok katmanlı tarihini anlattı

Prof. Dr. Zeynep Mercangöz, Kuşadası Kadıkalesi-Anaia kazılarının çok katmanlı tarihini anlattı
20.02.2026 13:28
A+
A-

Zeynep Mercangöz, Kuşadası Kadıkalesi-Anaia’da yürüttüğü ilk dönem kazı çalışmalarının bilimsel sonuçlarını ve eğitim boyutunu kamuoyuyla paylaştı. Ege Üniversitesi Etnografya Müzesi tarafından düzenlenen “Müze Söyleşileri” kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte Mercangöz, kazı alanında elde edilen verilerle bölgenin Prehistorik dönemden Osmanlı’ya uzanan kesintisiz yerleşim sürecini ortaya koyduklarını vurguladı.

Kazıya 2001 yılında müze kurtarma kazısı olarak başladıklarını belirten Mercangöz, çalışmalar ilerledikçe alanın çok katmanlı yapısının anlaşılabildiğini ifade etti. Sahada görev alan genç arkeologların uygulamalı eğitimle yetiştiğini aktaran Mercangöz, kazı alanının öğrenciler için eşsiz bir öğrenme ortamı sunduğunu söyledi.

Kazılarda özellikle Bizans dönemine ait yoğun buluntuların Anaia’nın Orta Çağ’daki önemini açık biçimde gösterdiğini dile getiren Mercangöz, kilise yapısında narteks, apsis ve synthronon gibi mimari unsurların ortaya çıkarıldığını kaydetti. 5. yüzyıla tarihlenen ayazma ve vaftizhane yapısının altından çıkan 740 tarihli sikkenin ise yapının deprem sonrasında güçlendirildiğine işaret ettiğini belirtti. Günlük yaşama ilişkin hayvan kemikleri, kemikten cep terazileri ve pati izi taşıyan tuğlaların da kentin sosyal ve ticari hayatına ışık tuttuğunu sözlerine ekledi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.