
İzmir’de 50 yıl boyunca günde iki paket sigara içen ve evinin içinde bile yürümekte zorlanan 64 yaşındaki taksi şoförü Muammer Kök, Pulmoner Rehabilitasyon sayesinde hayata yeniden “merhaba” dedi. Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde uygulanan tedavi, nefesi kesilen hastalara umut ışığı oluyor.
Merdiven çıkmak, mutfağa gitmek, hatta yerinden kalkmak… Birçok insan için sıradan olan bu eylemler, kronik solunum yolu hastaları için aşılması güç birer dağa dönüşebiliyor. Pulmoner Rehabilitasyon Haftası kapsamında kapılarını açan SBÜ İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bu zorlu mücadelede modern tıbbın gücünü gözler önüne seriyor.
“Odadan Mutfağa Gitmek Bile Büyük Bir Savaştı”
Yıllarca direksiyon sallayan 64 yaşındaki taksi şoförü Muammer Kök, geçirdiği bypass ameliyatı, yüksek tansiyon ve iki kez nükseden zatürre sonrası KOAH başlangıcıyla tanıştı. Yarım asırlık sigara kullanımının ardından nefes darlığı pençesinde kalan Kök, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle anlatıyor:
“Odadan mutfağa gitmek bile benim için çok zordu. Hemen nefes nefese kalıyordum. Çoğu zaman yerimden kalkmak bile istemiyordum. Hayatım bir odanın içine hapsolmuş gibiydi.”
Pulmoner Rehabilitasyon programına katılan ve henüz 8. seansını tamamlayan Kök, kısa sürede mucizevi bir değişim yaşadı. Artık ev içinde kimsenin desteği olmadan hareket edebilen Kök’ün tek bir hayali var: “Eski hayatıma dönmek ve tekrar mesleğimi yapmak istiyorum. Bu tedavi bana kaybettiğim umudu geri verdi.”
Hastanede uygulanan program, sadece bir egzersizden ibaret değil. Göğüs hastalıkları uzmanı, fizik tedavi uzmanı ve fizyoterapistlerden oluşan dev bir kadro, her hasta için kişiye özel bir rota çiziyor:
-Kişiye Özel Egzersiz: Oksijen desteği eşliğinde yürüyüş bandı ve sabit bisiklet antrenmanları.
-Kas Güçlendirme: Fizyoterapist gözetiminde solunum ve iskelet kaslarını geliştiren özel teknikler.
-Program Takvimi: Haftada 2 gün olmak üzere toplam 16 seanslık yoğun bir kür.
Uzmanlar, kronik solunum hastalığı olan bireylerin “yorulurum” korkusuyla hareketsiz kalmasının hastalığı daha da tetiklediğini vurguluyor. Doğru egzersiz ve rehabilitasyon ile yaşam kalitesinin %100’e yakın artırılabileceği belirtilirken, bu tedavinin daha fazla hastaya ulaşması hedefleniyor.