
İzmir’de 30 Ekim 2020’de yaşanan ve hafızalara kazınan deprem, binlerce hayatı geri dönülmez biçimde değiştirdi. O gün yıkılan Rıza Bey Apartmanı, kentin en acı simgelerinden biri oldu. Enkazın altından 91 saat sonra sağ çıkarılarak Türkiye’ye umut olan minik Ayda’nın hikâyesi sevinç gözyaşlarıyla hatırlanırken, aynı enkazın altında bir annenin dünyası karardı.
1–7 Mart Deprem Haftası kapsamında Bayraklı Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlikte, o günün iki farklı hikâyesi yıllar sonra aynı çatı altında buluştu. Ayda Gezgin’in ismini taşıyan Ayda Bebek Anaokulu’nda gerçekleşen buluşma, umutla acının yan yana durduğu bir tabloya sahne oldu.
Deprem günü kayınvalidesinin evinde olan okul öncesi öğretmeni Nilay Yücel, iki kızı Vera ve Lena’yı; eşinin yeğenleri Feda ve Diren’i ve kayınvalidesi Arife Yücel’i aynı anda kaybetti. Bir annenin en ağır imtihanı olan evlat acısı, o günden bu yana Yücel’in hayatının merkezinde yer alıyor.
Yıllar geçse de o günün sessizliği ve enkaz başındaki bekleyiş hafızalardan silinmedi. Ancak Nilay Yücel, yaşadığı tarifsiz kaybı içine gömerek değil, çocuklara ulaşarak taşımayı seçti. Acısını bir kitaba, gözyaşını bir sorumluluğa dönüştürdü.

Etkinlikte Nilay Yücel, depremde kaybettiği kızlarının anısını yaşatmak için kaleme aldığı “Vera & Lena Doğada Neler Oluyor?” adlı kitabı minik öğrencilere okudu. Masal diliyle anlatılan her cümlede bir annenin yüreğinden kopan izler vardı.
22 öğrencisi bulunan bir okul öncesi öğretmeni olan Yücel, depremi ve doğa olaylarını çocukların anlayabileceği bir sadelikle anlattı. Ancak salondaki yetişkinler için her cümle, kaybedilen hayatların hatırlatıcısıydı.
Programda ayrıca Vera ve Lena’nın fotoğraflarından yapay zekâ yardımıyla hazırlanan kısa bir video izletildi. Ekranda beliren iki küçük gülümseme, salonda derin bir sessizlik meydana getirdi. Bazı veliler gözyaşlarını tutamazken, çocuklar dikkatle izledi. O an, acının zamanla dinmediğini; sadece biçim değiştirdiğini bir kez daha gösterdi.
Aynı enkazdan 91 saat sonra sağ çıkarılan Ayda Gezgin’in babası Uğur Gezgin ile İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği Başkanı Haydar Özkan da etkinlikte yer aldı. Bir yanda olağanüstü bir şekilde hayata tutunan bir çocuk, diğer yanda evlatlarını toprağa vermiş bir anne… Aynı felaketin iki ayrı kaderi, aynı salonda buluştu.
Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, etkinliğin yalnızca bir anma değil, aynı zamanda bir farkındalık çalışması olduğunu belirterek, “Nilay öğretmenin yaşadığı büyük acıyı çocuklarımıza deprem bilinci kazandıran bir hikâyeye dönüştürmesi hepimiz için çok kıymetli. Kaybettiği evlatlarının hatırasını yaşatırken başka çocukların hayatına dokunması büyük bir sorumluluk örneğidir. Deprem gerçeğini asla unutmayacağız” dedi.
Deprem Haftası kapsamında düzenlenen buluşmada çocuklara deprem sırasında yapılması gerekenler anlatıldı. Ancak salondan geriye yalnızca bilgiler değil, derin bir duygu da kaldı:
Bir annenin, toprağa verdiği evlatlarının adını yaşatmak için başka çocuklara sarılması…
Bir kentin, acısını unutmadan geleceğini inşa etmeye çalışması…
İzmir depremi üzerinden yıllar geçse de, Rıza Bey Apartmanı’nın enkazı hafızalardaki yerini koruyor. Ve o enkazdan geriye kalan en güçlü mesaj, belki de şu oluyor: Acı paylaşıldıkça hafiflemiyor belki, ama bilinçle geleceği koruma gücüne dönüşebiliyor.
