DOLAR
43,6891
EURO
51,8792
ALTIN
7.082,72
BIST
14.180,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Parçalı Bulutlu
22°C
İzmir
22°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
19°C
Salı Yağmurlu
14°C
Çarşamba Az Bulutlu
12°C
Perşembe Az Bulutlu
17°C

ÇEDES’e karşı çıkanlar LGBT’ye seslerini çıkarmadılar

Kaya, ‘Bu arkadaşlarımızın derdi gerçekten çocuklarımız ise LGBT sapkın ideolojilerin çocuklarımıza benimsetilmeye çalışıldığı bir zeminde neden cümle kurmadılar?’ dedi.

ÇEDES’e karşı çıkanlar LGBT’ye seslerini çıkarmadılar
11.12.2024 17:30
A+
A-

Eğitim-Bir-Sen  İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Ali Kaya:

ÇEDES’e karşı çıkanlar LGBT’ye seslerini çıkarmadılar

Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Ali Kaya, ‘Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum’ (ÇEDES) projesine maksatlı bir karşı çıkma olduğuna işaret ederek, manipüle edenlerin LGBT gibi sapkın ideolojilere seslerinin çıkarmadığını ifade etti.

Yazılı açıklamasında, ÇEDES’in laiklik ve bilimsel eğitim karşıtı bir uygulama gibi gösterilmek istendiğini kaydeden Ali Kaya, ‘Son günlerde bazı sendikaların eğitim çalışanlarının gerçek gündemini manipüle etmek, perdelemek ve bunu da hep laiklik karşıtı söylem ve eylem üzerine oturtmak gibi bir misyonu yeniden hayata geçirdiklerini görüyoruz. Malum, bu sendikalar, Millî Eğitim Bakanlığı’nın, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın protokol ile imza altına aldığı, “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” kısa adıyla ÇEDES olan projenin tamamen laiklik ve bilimsel eğitim karşıtı bir uygulama olduğu iddiasından yola çıkarak, her zaman olduğu gibi bağa bakmayıp bağcı dövme peşindeler’ dedi.

ÇEDES nedir, ne değildir?

Eğitim-Bir-Sen’li Başkan Kaya, yalan ve yanlış bilgilerle ÇEDES projesinin manipüle edildiğini vurgulayarak şu açıklamayı yaptı; ‘ÇEDES Projesinin dayanağı, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu, Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği ve diğer ilgili kanunlar oluşturulmaktadır. ÇEDES projesinin amacı, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda vurgulandığı gibi, öğrencilerimizin milli, insani, manevi ve kültürel değerlerimizi benimseyen, koruyan ve geliştiren fertler olmasıdır. Ayrıca çağın becerileri ile donanmış ve bu donanımı insanlığın hayrına sarf edecek; bilime sevdalı, kültüre meraklı ve duyarlı; milli, ahlaki, insani ve manevi kültürel değerleri kendi yaşantılarında inşa etmiş; aklıselim, kalbi selim ve zevkiselim sahibi; bedensel ve sosyal anlamda gelişmiş bireyler olarak katkı sağlamalarını hedeflemektedir.’

Okullara atanmış bir tane imam yok

Projenin gönüllülük esasına dayandığını hatırlatan Kaya, ‘1.Projeye öğretmen ve öğrenci açısından katılım zorunluluğu yok, yani gönüllülük esas.

2.Hedeflenen değerler: mütevazılık, saygı, estetik, adalet, dürüstlük, özgürlük, sorumluluk, temizlik, sağlıklı yaşam, sabır, sevgi, dostluk, vatanseverlik, yardımlaşma, çalışkanlık, mahremiyet… Uzatmak mümkün.

3.Proje kapsamında okullara atanmış derse giren bir tane bile imam ya da müezzin yok.

4.Kulüp çalışması esnasında yaşayarak görerek öğrenme amacıyla veli izni alınarak çevredeki inanç, yaşlı bakım evleri, değer merkezi, cami, türbe, cem evi, anıt, gibi yerler ziyaret edilebilir.

5.Okullarda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi, dersin öğretmeni tarafından verilmekte, iddia edildiği gibi Din görevlileri okullarda derse girmiyor.

Burada sormak isterim: Gerçekten siz bu değerlerin hangisinin öğrencilere kazandırılmasına karşısınız? Bu değerlerin hangisi laiklikle karşı karşıya duruyor, hangisi bilimle çelişiyor? Bu değerler cumhuriyetimizin hangi kazanımına uymuyor? Bu değerler evrensel insani ve ahlaki değerler değil mi? Buna da mı karşı çıkılıyor?’ ifadelerini kullandı.

Din düşmanlıklarını her bahane ile açığa vuruyorlar

Eğitim-Bir Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Ali Kaya, kimyalarını bozan değerler kavramına karşı çıkanların, din düşmanlıklarını her bahaneyle açığa vurduklarını iler sürerek görüşlerini şöyle açıkladı;

‘Bu arkadaşlarımızın derdi gerçekten çocuklarımız ise LGBT sapkın ideolojilerin çocuklarımıza benimsetilmeye çalışıldığı bir zeminde neden cümle kurmadılar? Hatta bazı sendikaların okullarda LGBT Gençlik Kulüpleri kurarak bu sapkın ideolojinin taşeronluğunu üstlendiğini biliyoruz. Okullarda geçmiş dönemde Rotary mason kulüpleri faaliyet gösterirken hiç seslerinin çıkmadığını da biliyoruz.

Köyleri basıp okulları yakan, çocukları annelerinden koparıp dağlara kaçıran, öğretmenlerimizi şehit eden PKK terör örgütüne karşı tek bir cümle kuramayanlar

PKK’nın dağa kaçırdığı çocuklarını terör örgütünün elinden almak için kurulan Diyarbakır Anneleri çadırlarını ziyaret ettiler diye üyelerini sendikadan ihraç edenler

Bilimsel ve laik eğitim teraneleriyle inanç özgürlüğüne dayalı kamudaki başörtüsü serbestliğine karşı çıkanlar, eylem kararları alanlar

Meslek Liselerine, İmam Hatip Liselerine katsayı engeli uygulanırken de sesleri çıkmayanlarda bunlardı

Bu malum sendikalar, bugün eğitim çalışanlarının en büyük kazanımı olan Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun yasalaşmasına da karşı çıkmışlardı.

Uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik uygulamalarında üyelerine boykot etme çağrısında bulunmuşlar ve bunu yine Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ü istismar ederek yapmışlardır. Çağrılarında “Biz başöğretmen olarak yalnız Atatürk’ü tanırız, başka da bizim için başöğretmen yoktur” sloganı ile üyelerini boykota çağırmışlardır. Lakin sendika yöneticileri ve genel başkanları dahil bu uygulamalardan istifade etmişlerdir. Bu sendikamsı yapılar, üzülerek ifade ederim ki krizden ve kaostan besleniyorlar, ellerine geçirdikleri her fırsatta ülkeyi ateşe verip yangına yerine çevirmekten geri durmuyorlar.

Bilhassa eğitimin ve eğitimcilerimizin gerçek gündemi çok farklı. Suni gündemle toplumu kutuplaştırmak, ötekileştirmek yerine eğitimcilere yakışır şekilde hak, emek ve özgürlük mücadelesine odaklanmalıyız. Toplumumuzun ve eğitim camiamızın yanlış ve algı ile oluşturulabilecek suni gündemlere ihtiyacı yoktur.

Bunlara karşı en güzel cevabı eğitim çalışanlarımız verecektir. Çocuklarımıza milli ve manevi değerlerimizi aktarmak, çevreye ve çevresine duyarlı nesiller yetiştirmek adına yapılmış böylesi yerinde ve güzel çalışmalara her zaman destek olacaktır.’

 

Yorumlar

  1. Serdar dedi ki:

    Beyfendi Türkiye Cumhuriyetinin Laik bir Ülke oldugunu unutmasin ve tüm cinsel veya irk bakimindan insanlarin esit oldugunuda unutmasin ! Okullar Camii degildir ve Din külltürü ve Ahlak bilgisi derslerinde gerekli taban bilgileri veriliyor zaten , daha fazlasini ögrenmek isteyen okul haricinde Camiilerde acilan kurslarda egitim pekala alabilir !!! Sadece Müslpman kesime veya baska bir kesime hizmet edilemez ve cagdas egitime bu tür ilavelerle baltalanamaz , size ne benim cocugumun din dersinden veya baska insanlarin egilimden ??