
Karantina’da, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı’nda.
Onlarcası var.
Çukur, yan yatmış, kaykılmış, kırılmış.
Çöp kutuları da böyle.
Vatandaşlar nefes alsın, üst tarafı trafiğe kapatılan.
Alta trafik verilen bölge.
İşlek, on binlerce insanın geçtiği yer.
Minikler, çocuklar, yaş almışlar, engelliler.
Düşüp bir yerlerini kırmazlarsa, Alşlah muhafaza.
Sanki uzun atlama pisti, atlayamazsan.
Hemen acil service ortopedi cepte, diğerleri de acaba ?
Koşanlar, yürüyenler, yeni yürümeye başlayanlar.
Tekerlekli sandalye kullananlar, bastonlular.
Bir düşürse, kaldıran da olmazsa.
Diyeceksiniz ki, ‘olacak o kadar’.
Deniz kenarı, nem, çok soğuk, çok sıcak, güneş, o kadar da ayak.
Tamam da.
Biz ne yollar gördük.
Ya denetlenmiyor, mal bozuk, ustalık kötü, ucuz etin tadı yavan olur misali.
Sanmam iyi de kazanmışlardır.
Denetleme, kontrol, beğenmeme tekrar yaptırma ?
Olur mu hiç ?
Ayıp olur, insan canından, sağlığından önemli mi ?
İcapçı gibi her akşam arkadaşlar gezsin, eksikleri görsün.
Belediye çalışanı olsam iki dakika durmam, tebdil kıyafet gezerim.
Sade vatandaş olarak, yapıyorum anca gücüm yetiyor.
Gezsinler düzeltme yoluna gitsinler.
O kadar çok ki çukurlar, birisini gördük de abartma değil bu.
Görmedim, basmadım ama ‘uzaydaki gibi’, düz ve düzgün değil.
Oyuk, yamuk, bir tarafına bas diğer tarafı bacaklarda.
İçinde bir pis su varsa, gitti canım kıyafetler.
Spor ayakkabısı ile zor, topuklu ile filan çok zor.
Herkesin yaşamı farklı, ortak kullanım alanı.
Hem de nerde ?
Mustafa Kemal Sahil Bulvarı’nda, adına hürmet bari.
Diyeceksiniz ki, ‘İnsanlarımız maalesef korumuyor, hoyrat kullanıyor’.
Yerden göğe kadar haklısınız, tamam da.
Üç beş kişi için, onlarca insan mağdur olmasın.
Göztepe deplasmanına maça gelenlere ‘İzmir berbat yolları çok bozuk’ dedirtmeyin.
Bir gidin görün.
Burası göz önü ya diğerleri ?
Metin Aydınoğlu/ KENTEGE