
Asgari ücretin yüzde 49 artırılarak 17 bin 2 liraya çıkarılması üzerine tepkiler gelmeye başladı. Özellikle iş insanları, esnaf ve sendikalar yeni ücret artışını sektörleri ile alakalı değerlendirirken, olumlu ve olumsuz yönlerine dikkat çektiler.
Ege İhracatçıları Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Türkiye’nin 6 Eylül 2023 tarihinde 3 yıllık Orta Vadeli Programına atıfta bulunarak, 2024 yılı için açıklanan asgari ücretin OVP’deki hedefler gözetilmeden tespit edildiğini belirtti ve, “Orta Vadeli Program rafa mı kalktı?” sorusunu yöneltti.
OVP’de hedeflenen enflasyona göre asgari ücret belirlenmesinin esas alındığını dile getiren Eskinazi, “2024 yılı için yüzde 35 enflasyon hedeflenirken, artış yüzde 49 oldu. Döviz kurlarının hali de ortada. Asgari ücretin işverene maliyeti servis ve yemek dahil edildiğinde 1.000 doları buluyor. Bu asgari ücret ve döviz kuruyla ihracat hedefleri tutturulamaz” uyarısında bulundu.
Türkiye’nin 2024 yılı için belirlediği 267 milyar dolarlık ihracat hedefini tutturabilme olasılığının dünya ekonomisindeki resesyon ve Türk ihracatçısının kaybolan rekabetçiliği nedeniyle çok düşük olduğuna dikkati çeken Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, dolar kurunun 29,40 TL seviyesinde baskılandığı ortamda 17 bin 2 TL’lik asgari ücretin Türk ihracatçısının rekabetçiliğine bir darbe daha vuracağını savundu.
Asgari ücret desteğinin verilmeye başlandığı 2016 yılında bin 300 TL tutarındaki asgari ücret içinde 100 TL olan desteğin, asgari ücret içindeki oranının da kan kaybettiğine dikkati çeken Eskinazi, “Asgari ücret desteği aynı oranı korusaydı bugün 700 TL yerine, 1.300 TL olması gerekiyordu” diyerek sözlerini noktaladı.
Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş,asgari ücret artışıile ürün fiyatlarının yüzde 15-20 artacağına dikkat çekerek, “Biz Avrupa Birliği pazarına çalışıyoruz. Bu ülkelerde yıllık enflasyon yüzde 4-5. Yüzde 20’lik artışı kabul ettiremeyiz. Döviz kurları da bizim elimizi zayıflatıyor. Döviz kurları üzerindeki baskının kaldırılması gerekiyor. Döviz kurları enflasyon seviyesinde artarsa hem istihdamımızı hem de ihracat rakamlarımızı koruyabiliriz” diye konuştu.
Asgari ücretteki yükselişin Orta Vadeli Programdaki enflasyon ve döviz kuru artışı hedeflerinin üzerinde olduğunu dillendiren Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, sözlerini şöyle sürdürdü; “Asgari ücret az mı çok mu arttı diye tartışmanın bir anlamı yok. Bugünkü şartlarda 17 bin 2 TL geçinmek için zor bir rakam. Ev kiralarının geldiği durum ortada. Asgari ücret büyük olasılık 2 ay sonra açlık sınırının altında kalacak. Kaldı ki, yarından itibaren her şeyin fiyatı artacak çalışanların aldığı fark eline geçmeden eriyecek. Ancak bu artışı yorumlarken ekonominin diğer unsurlarına bakmak lazım. Asgari ücretteki artış OVP’deki enflasyon ve kur hedeflerinin üzerinde olduğu için çarklarda sıkıntılar olacak demektir. Özellikle hazır giyim gibi emek yoğun sektörler artan işçilik ve artan işçilikten dolayı yükselen diğer girdi fiyatlarıyla bu kur seviyelerinde ihracat yapmamız daha da zorlaşacak. Asgari ücretteki artış işsizliği ve fabrikaların kapanmasını beraberinde getirecek. Altı aydır müşteriyi kaybetmemek adına gerektiğinde zararına fiyatlar veriyoruz bundan sonraki günlerde daha da kötü fiyatlamalar yapmak zorunda kalacağız. Sadece işçilikten dolayı fiyatlarımızı yüzde 15-20 artırdığımız takdirde hiçbir müşteri böyle bir fiyat artışı kabul etmeyeceği için hedef fiyatını tutturacağı başka ülkelere gidiyor olacaktır. 2023 yılında sektörümüz ihracatta yüzde 9’luk kan kaybı yaşamıştı. Bu ortamda bu kan kaybının daha da artmasından endişe ediyoruz.”
İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Yalçın Ata da, 2024 yılı için belirlenen asgari ücrete ilişkin şu açıklamayı yaptı.
1 Ocak 2024 tarihinden itibaren geçerli olacak net asgari ücret, yüzde 49 oranında yapılan artışla 17 bin 2 lira olarak belirlenmiştir. Öncelikle belirlenen asgari ücretin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Asgari ücret diğer ücretler için de temel teşkil etmesi, üretim ve iş maliyetlerini etkilemesi açısından toplumsal öneme sahiptir.
Asgari ücretin yükselmesi ile insanların alım güçlerinin ve tüketimlerinin artması, esnaf sanatkarlarımıza olumlu yansıyacaktır. Doğrudan halka mal ve hizmet sunumu yapan üyelerimiz, toplumun ihtiyaçlarını ilk elden karşılamaktadır. Dolayısıyla tüketicilerin ihtiyaçlarını giderirken ellerinin rahatlaması da esnaf sanatkarlarımızın iş potansiyellerini canlandıracak, üretim ve ticaret hacimlerinin artmasına vesile olacaktır.
Öte yandan hem halkın alım gücünün erimemesi, hem de esnaf kesimi ile reel sektörü oluşturan birimlerin üretim güçlerini ve sürdürebilirliklerini korumaları açısından enflasyonla mücadeleye kararlılıkla devam edilmelidir. Ayrıca asgari ücretin işveren kesimine de bir maliyeti olduğu unutulmamalı ve reel sektöre desteklerin sürmesi de gerekmektedir. Bu noktada esnaf sanatkarların alternatif teşvik ve finans destekleriyle buluşturulması önem kazanmaktadır.
Daha önceden de belirttiğimiz gibi, 2023’te güç günler geçiren esnaf sanatkarlarımız, ekonomik zorluklardan olumsuz yönde etkilenen kesimlerin başında gelmektedir. Sermaye yapılarının, pazarlama ve üretim güçlerinin sınırlı olması nedeniyle, faaliyetlerini sürdürme mücadelesinde desteğe ihtiyaç duyan esnaf sanatkarlarımıza pozitif ayırımcılık yapılması, toplumsal refahı ve huzuru da beraberinde getirecektir.
Sayısal anlamda halkın çoğunluğunu oluşturan, üstlendiği ekonomik işlevlerin yanı sıra sosyal ve kültürel hayata da katkılar veren, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan en önemli unsurların arasında gösterilen esnaf sanatkarlarımız gözetilmesi, genel anlamda toplumsal rahatlamaya da vesile olacaktır.
1 Ocak 2024’ten geçerli olmak üzere net 17 bin 2 lira olarak belirlenen Asgari Ücret zammına ilişkin EGİAD Ege Genç İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, değerlendirmede bulundu.
Her kesimin enflasyonun altında ezildiğine dikkat çeken Yelkenbiçer, bu nedenle gerçekleşen zam oranını, çalışanların alım gücünü arttıracak olması sebebiyle değerli bulduğunu ifade ederek, “Asgari ücret artışı hem işveren kesimine hem çalışanlara hayırlı olsun. Çalışan kesimin alım gücünü arttıracak olması sevindirici. Refah artışının olmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Ancak önemli bir başka nokta da ekonomimiz üzerindeki en büyük sıkıntının başında yüksek enflasyon gelmesidir. Beklentimiz, enflasyonu düşürecek adımların atılmasıdır. Yapılan zamlara rağmen asgari ücretin kişi başına milli gelir karşısındaki gerilemesi ne yazık ki sürüyor. İşveren tarafındaki etkilerini de gözardı etmemek gerekir. Ekonominin gerçekleri göz önünde bulundurularak işverenin üzerindeki yükün dikkate alınmasını bekliyoruz. Çalışanlarımızın alım gücünün artmasını nasıl takdirle karşılıyorsak, işverenlerin desteklenmesini de önemsiyoruz. Ülke olarak üretimi ve ihracatı artırmak için var gücüyle çalışan iş dünyası için verilen desteklerin artmasının çok önemli olduğunu vurgulamalıyız” dedi.
HAK-İŞ İzmir İl Başkanı Gültekin Şimşek, “Arzu ettiğimiz istediğimiz noktada değil. Asgari ücret, ülkemizde ortalama ücrete dönüştüğü için beklentileri karşılamaktan uzak” dedi.
HAK-İŞ İzmir İl Başkanı ve HİZMET-İŞ İzmir Şube Başkanı Gültekin Şimşek, yeni asgari ücret rakamıyla ilgili, “Arzu ettiğimiz istediğimiz noktada değil. Asgari ücret, ülkemizde ortalama ücrete dönüştüğü için beklentileri karşılamaktan ne yazık ki uzak” ifadelerini kullandı.
Asgari ücret rakamının ülkenin en büyük toplu iş sözleşmesi niteliğinde olduğunu vurgulayan Şimşek, asgari ücretin zaman içerisinde Türkiye’de yaygın ücrete dönüştüğüne dikkati çekti.
Şimşek, şöyle konuştu: “Asgari ücrete yapılan yüzde 49’luk artışın bütün toplu iş sözleşmelerine uygulanması gerekiyor. Bunun üzerinde bir oran olursa daha da iyi olur. Diğer ücretlerin, asgari ücrete yapılan artış oranın gerisinde kalması önemli bir sorun. Yaptığımız toplu iş sözleşmeleri bundan ciddi şekilde yara alıyor. Bu durum hem sendikal örgütlenmeyi hem de toplu iş sözleşmelerini (TİS) sorgulatır hale getiriyor.”
