
Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Aydın Ayaydın, bir aydır ilçeleri, sokakları gezdiğini hatırlatarak, “Kazanacağımı sokakta görüyorum. Yaptığım anketlerde de bu görünüyor.” dedi.
Ana akım kanallarından Haber Türk’te M.Akif Ersoy’un sorularını cevaplandıran, Prof. Dr. Aydın Ayaydın, ortalıkta görünmeyen bir aday olmayacağını belirterek Muğla’da bir aydır seçim çalışması yürüttüğünü anlattı.
Programdan alıntılar yaparak görüşlerini sosyal medyasından da paylaşan AK Parti Büyükşehir Adayı Aydın Ayaydın, “700 araçlık konvoy AK Parti, MHP ve partili olmayan dostlarım, hatta ve hatta diğer partiler ve CHP’liler de vardı. Anket yaptırdım, çok açık ve net söylüyorum, kesin birinciyim. Farkı söylemem doğru olmaz. Ben kazanacağımı sokakta görüyorum. Benim şu anda rakibim yok.” Diye konuştu.
Mevcut Başkan Osman Gürün’ü gördünüz mü?diyorum, bırakın başkanı; müdürünü, daire başkanını bile “göremiyoruz, ulaşamıyoruz”cevabını alıyorum. Oturdukları yerden şehir yönetmeye çalışmışlar. Ben Muğla’da yıllar sonra da konuşulacak, insanların hayat kalitesini artıracak ve iz bırakacak projeler hayata geçirmek istiyorum. Bu yüzden çok çalışacağım. Benim telefonum da kapım da herkese açık olacak. Ben böyle bir çalışma sistemi oturtunca benim yöneticim, bölüm müdürüm de aynısını yapmak zorunda kalacak. Ayrıca ben sürekli sahada olacağım. Beni makamımda çok az göreceksiniz. Ben bugüne kadar çok koltuk gördüm. Banka genel müdürlükleri yaptım. Devletin pek çok üst kurumunu yönettim. Yani koltuk meraklısı değilim. Halkın arasında olmayı seviyorum. Onlar halkın arasında olmadıkları için sorunların nasıl içinden çıkılmaz bir hale doğru gittiğini görememişler anlayamamışlar. Etraflarındaki dalkavuklar da muhtemelen onlara güllük gülistanlık bir Muğla tablosu çizmiş. Muğla turizmin, tarımın kalesi. Türkiye’nin dört dörtlük, altyapısı tamam, tıkır tıkır işleyen, düzenli temiz bir Muğla’ya ihtiyacı var. Böyle bir Muğla’yı da çalışarak, iş üreterek ortaya çıkarabiliriz.
Yatırım yapma ama can yakan faturalar gönder! Hemşehrilerime gelen su faturalarına göz atıyorum. Ev kapalı. Su ve atık su bedeli 20 lira 70 kuruş, Bodrum Belediyesi adına alınan çöp toplama ve taşıma ücreti 589 lira 41 kuruş. Toplam ödenecek tutar KDV ile birlikte 728 lira 50 kuruş. Bir başka hemşehrimin faturasını inceliyorum. Oturduğu evin, sokağın altyapısı yok, foseptikle idare ediyor ancak nasıl bir pişkinlikse atık su bedeli istiyorlar. Pek çok yerde durum maalesef böyle. MUSKİ’yi yöneten müdür, senin yatacak yerin yok. Hem hizmet vermiyorsun hem de vermediğin hizmet için dünyanın parasını istiyorsun. Su bedelinin yüksek olduğunu söyledim. Göreve gelir gelmez maliyetleri gözden geçireceğimin ve faturalarda iyileştirmeler yapacağımın sözünü verdim. Nisan ayından itibaren hemşehrilerim böyle uçuk kaçık faturalar almayacaklar. Her ay ‘Acaba su faturası ne kadar gelecek’ diye endişeli bir bekleyişe girmeyecekler. Su hem pahalı hem de su yok! Musluklardan su akmıyor. Akan su da son derece kalitesiz, neredeyse çamur kıvamında. Bunun sebebi de MUSKİ’nin gerekli yatırımları yapmaması. Kanalizasyon yok, arıtma yok. Karşılığında pahalı faturalar var. MUSKİ’nin yapmadığı yatırımlar, bize deniz kirliliği ve sağlıksız içme suyu olarak dönüyor. Bakın denizlerimiz ölüyor diye uyardım. Denizlerin bu kadar kirlenmesinin bir sebebi kıyılardaki kaçak, yapılarsa, bir diğer sebebi de MUSKİ’nin gerekli altyapı çalışmalarını yapmamasıdır. Pis suları bertaraf edecek arıtma tesislerinin yetersizliğidir. Pis suların önce derelere, ardından da denizlere karışmasıdır. MUSKİ’nin yapmadığı her 1 liralık yatırımın ortaya çıkarttığı ürkütücü manzarayı ortalama 22 lira harcayarak bertaraf edebileceğimizin farkındayım. Ancak vakit kaybetmeksizin başlamamız lazım. Yoksa denizlerimiz ölüyor. Koltuklarından kalkmayanlar, kanalizasyon yapmaktan aciz olanlar, dereleri kokutanlar, çöpleri toplayamayanlar, pis suları arıtamayanlar, büyük bir pişkinlikle “çevreciyim, orman aşığıyım, deniz sevdalısıyım, burası Muğla yok öyle yağma” diyebiliyorlar. 15 yıldır bu cennet köşemize hizmet veremeyenler… Sözüm sizlere. Yağmanın ağa babası sizsiniz. Denizlerimizin, doğanın katili sizsiniz. Yatırımları zamanında ve yeterli şekilde yapmadığınız, kaçak yapılaşmaya göz yumduğunuz için sizsiniz. Foseptikler denize sızdığı için sizsiniz. Bunu bilesiniz!