
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, atamaları ile “Ne yapmak istiyor?” sorusunu gündeme getirdi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e Kurultay öncesi verdiği destek, İBB Genel Sekreter atamasında Cemil Başkan’ın tutumu “O desteğe ne oldu?” sorusunu da sordurtuyor.
Acaba Tugay, “İzmir’i ben yönetirim mi?” demek istiyor. Yoksa, tüm bunlar bir tutarsızlık göstergesi mi?
Bunun açık bir yorumu var; Tugay artık, Özel’i önemsemiyor. İşim bitti demek istiyor. Beş yılı baskılarla geçiremem.
Bilindiği gibi, Özgür Özel ve yakın arkadaşı Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu’yu İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne genel sekreter yapmak istedi.
Başkan Tugay buna karşı çıktı, direndi. Hatta Özel’e fazla direnemeyeceği ileri sürüldü. Bazı çevreler, Tugay’a “Dik dur” diyerek, ithal isme izin vermemesini istediler.
Bu tartışmaların suni olduğunu, Özgür Özel’in bu işlere karışmadığı ileri sürülse de Anıtkabir’deki fotoğrafta Tugay’ın kıyıda tutulması dahil başka isimler öne sürülmesi bir şey değiştirmedi. Anlaşmaya varılan durum, Erdoğdu’ya başka yerde görev verilmesi, Genel Sekreter olarak mevcut isim Barış Kırcı ile devam edilmesi yönündeydi. Yani burada kimin İBB Genel Sekreteri olduğu ya da Tugay’ın “İstediği oldu” değil, Cemil Başkan’ın Genel Başkan Özel’e karşı duruşuydu. Buna Tugay’ın zaferi veya Özel’in mağlubiyeti denemezdi. Ortada bir şeyler oluyor ama ne?
Cemil Başkan ne yapmak istiyor?
Yapmak istediğinin meali; İzmir’in patronu benim. Bu şehri ben yönetirim.
Bu arada CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat ile Özgür Özel’in arasının hiç iyi olmadığını bilmeyen yok.
Peki neden?
Polat’ın, Kurultayda Özel’i desteklememesinden daha öte ikili arasında daha ciddi problem olduğu konuşulurken, Başkan Tugay’ın ilginç ataması dikkat çekti. Çok konuşulacak bir atamaya imza atarak, Özel’le kapışan Mahir Polat’ın kardeşi Rahşan Polat’a müdürlük verilmesi çok şaşırttı.
O zaman Tugay, Polat yakınlaşması ne demek oluyor?
Gerçekten Cemil Başkan ne yapmak istiyor?
Gerçek olan şu ki; Özel’in dalaştığı isimler beni ilgilendirmez. Doğru bildiğimi yapar, nereye varacağı da umurumda değil.
Bir zamanlar Tugay’ın yanında olan Parti Sözcüsü Deniz Yücel ve Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan da Genel Sekreterlik krizinde uzak durmayı yeğlediler. Bu uzaklığın hala devam ettiği görünüyor.
O zaman Cemil Başkan yalnızlaşıyor mu?
Şöyle diyelim; Giden gider. Ben yalnızlaşmam. Özel’e yakın olmuş, olmamış fark etmez. Yeni isimleri ben seçerim.
Yaşayıp göreceğiz.
Bu işler bitse de sıra kentin ağır, birikmiş sorunlarını çözmeye gelse ne dersiniz?