
Ege Bölgesi’nin ilk Yeşil OSB Sertifikası’na sahip organize sanayi bölgelerinden biri olan TOSBİ’de, Dünya Çevre Günü kapsamında “Yeşil Gelecek Zirvesi” gerçekleştirildi. Zirvede sanayide yeşil dönüşüm, sürdürülebilirlik, çevre bilinci ve yeni destek mekanizmaları ele alındı.
TOSBİ ve KTG Konferans Salonu’nda düzenlenen programın moderatörlüğünü TOSBİ Yönetim Kurulu Üyesi Gülçin Güloğlu Uğuz üstlendi. Zirveye Türkiye Yeşil Sanayi Projesi ve TÜBİTAK Resmi Çözüm Ortağı C&C Ar-Ge Proje Koordinatörü Özlem Özan ile Gündoğdu Çevre Mühendislik Danışmanlık Genel Müdürü Dr. Vildan Gündoğdu konuşmacı olarak katıldı.
Zirvenin açılışında konuşan Gülçin Güloğlu Uğuz, sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel bir zorunluluk değil, aynı zamanda geleceğe yapılan önemli bir yatırım olduğunu belirtti. Çevre konusunun üretimden ihracata kadar tüm ekonomik süreçlerin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini ifade eden Uğuz, sürdürülebilirliğin yalnızca yasal yükümlülükler çerçevesinde değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Çevreyi korumanın gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olduğunu dile getiren Uğuz, sanayiciyi cezalandıran değil dönüştüren yaklaşımların başarı sağlayacağını söyledi. Çevre bilincinin yalnızca sanayi bölgelerinde değil, ailede ve okulda başlaması gerektiğini vurgulayan Uğuz, sürdürülebilirlik kültürünün toplumun tüm kesimlerine yayılması gerektiğini ifade etti.
Zirvenin panel bölümünde ise yeşil dönüşüm süreçleri, karbon ayak izi hesaplamaları, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), çevresel denetimler ve sürdürülebilirlik uygulamaları ele alındı.
Konuşmacılar Özlem Özan ve Dr. Vildan Gündoğdu, çevresel dönüşümün yalnızca mevzuatlarla değil, kurumların ve bireylerin samimi yaklaşımıyla başarıya ulaşabileceğini belirtti. Önümüzdeki yıllarda karbon hesaplamaları ve sürdürülebilirlik uygulamalarının daha sıkı denetleneceğine dikkat çeken uzmanlar, özellikle 2027 yılından itibaren uluslararası denetim süreçlerinin başlayacağını ifade etti.
Uzmanlar, yeşil dönüşümün Türkiye sanayisi açısından önemli fırsatlar barındırdığını, ancak kalıcı başarının toplumun tüm kesimlerinin sürece inanmasıyla mümkün olacağını vurguladı.